Padişahların Alamet-i Farikası TUĞRA

Tekirdağ Çerkezkköy Devlet Hastanesi’nde Göz Hastalıkları Uzmanı olan Ercan Mensiz, 1962, Eskişehir doğumlu. Tam 20 yıldır ise hobi olarak Osmanlı Padişah Tuğraları ile ilgileniyor ve hem bildiklerini hem de çalışmalarını www.tugra. org sitesinde meraklılarına aktarıyor. Ercan Mensiz ayrıca son 4 yıldır da İslam’da geometrik süslemeler ile ilgileniyor. Bu konuyla ilgili paylaşımlarını da www. islamicpatterns.org sitesinde incelmeniz mümkün. Tuğralara olan ilgisi ortaokul dönemine, yani çocukluğuna dayanıyor Ercan Mensiz’in. “O zaman evimizde duvara asılı bir tuğra vardı. Okuyamıyordum ama şekli çok ilgimi çekiyor ve çok hoşuma gidiyordu. Neye benzetilebileceğini düşünüyordum. Tam olarak bir şeye de benzetemiyordum. O zamanlar kıl testere ile ahşap oyma hat yazıları kesiyordum. Daha sonraları hemen hemen tüm padişahların bir tuğrası olduğunu öğrendim ve tüm tuğraları ahşaptan kesip duvarlarımıza asmayı hayal ettim. Tabi o zaman 35 tuğra olduğunu ve bir eve bunların tümünün asılamayacağını düşünemiyordum. Bu hayalimi 10 sene kadar önce gerçekleştirdim ve tüm padişah tuğralarından 45x45 cm tablolar yapıp çok sayıda sergi açtım. Bu tablolar hala elimde duruyor ve bir meraklısına gitmesini çok istiyorum” diyen Ercan Mensiz ile tuğraları, anlamlarını ve bu konudaki çalışmalarını konuştuk.

Tuğra nedir, nasıl ortaya çıkmıştır? İlk olarak ne zaman kullanılmaya başlanmıştır? Tarihiyle ilgili detaylı bir bilgi verebilir misiniz?

Osmanlılarda Tuğra, sultanların göz alıcı kaligrafik nişan, alamet veya arması, bir çeşit imzasıdır. Sultanın ve babasının adını ve çoğunda “el muzaffer daima” dua ibaresini içerirdi. Örneğin Kanuni Sultan Süleyman’ın tuğrasında “Süleyman şah bin Selim şah han el-muzaffer daima” yazıyor. “Bin”, “oğlu” demek. Tuğra bizatihi sultan tarafından yazılmayıp nişancı veya tuğrakeş veya tuğrâî veya tuğranüvis veya tevkiî denilen görevlilerce yazılırdı. En eski Osmanlı tuğrası, ikinci Osmanlı Sultanı Orhan Gazi’ye ait. Bu tuğrayı taşıyan iki belge bulunmuş. Birinci olan Sultan Osman Gazi’ye ait bir tuğraya günümüze dek hiçbir yerde rastlanmamış. Bu nedenle 36 Osmanlı padişahı ama 35 Osmanlı padişah tuğrası var. Tuğraların büyük Selçuklulardan, Anadolu Selçukluları ve beylikleri aracılığı ile Osmanlılara geçtiği kabul ediliyor. Tuğralar, Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan yıkılmasına kadar çok çeşitli yerlerde kullanılmış, hat sanatında bir kol olmuş ve resmi görevini tamamladıktan sonra tarihe mâl olmuşlar. Bugün, hala hat sanatını icra edenlerce sanatsal amaçlı olarak yaşatılıyor. Tuğra Türklere özgüdür. Tuğranın şekli de kendine mahsustur. Ne herhangi bir şey tuğraya benzer, ne de tuğra herhangi bir şeye... Her tuğrada bir yandan alışılmış tuğra şeklini korumak, diğer yandan her sultanın künyesini bu şekille barıştırmak söz konusu… Zor bir sanat... Osmanlılarda Orhan Gazi’den Sultan Vahideddin’e kadar tekrarlanan ve değişen parçalarla tuğraların estetik evrimini izlemek çok ilgi çekici ve bu haliyle tam Osmanlı tuğra serisi, bir sanatın tarihinin 600 yıllık film şeridi gibi.

Osmanlılar döneminde tuğra kullanımından bahseder misiniz?

Önceleri ahitname, name-i hümayun, berat, menşur ve fermanlar gibi pek çok resmi evrak üzerine, resmiyet kazandırmak için çekilen tuğra, daha sonraları hükümdarlık (hanedan) sembolü olarak paralarda ve yine bu ilk devirlerde (15. yy) defterhane defter ve kayıtları başında görülüyor. Daha sonra ise bir arma olarak bayraklar, pullar, senetler, nüfus tezkereleri, pasaportlar, resmi abideler, resmi binalar, savaş gemileri, çeşmeler, imaretler, camiler ve saraylarda da kullanılarak genelleşmiş.

“Muhteşem Tuğra” ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Özelliği nedir ve neden muhteşem deniyor?

Muhteşem Tuğra dediğimiz tuğra, hattat Sami Efendi tarafından çekilen (tuğra yazmaya tuğra çekmek de denir) II. Abdülhamid tuğrası. Bu sanatla ilgilenmeyen çok kimse bile tüm tuğralara göz atsa, en oturaklı, en estetik tuğra olarak bu tuğrayı seçebilir. Yani tuğralar içinde en mükemmel tuğra olarak bu tuğra kabul ediliyor. Sayın Prof. Dr. Uğur Derman bu tuğra için “Tuğraların Padişahı” diyor. Bu tuğrada çok sayıda iki nokta arası mesafe, kürsü enine eşittir. Hattat Sami Efendi’nin yazdığı, Sultan II. Abdülhamid tuğrasında kürsü enine eşit (29 adet siyah çizgi) ve yaklaşık eşit (17 adet kırmızı çizgi) mesafeler söz konusu. Yüz yıl kadar önceki imkânlar düşünüldüğünde bu tuğradaki bir çeşit altın oran silsilesi, söz konusu tuğrayı eşsiz ve harikulade kılıyor. Daha farklı ölçü tespitlerini ve detay bilgileri de görebilmek için Uğur Derman’ın İlgi Mecmuası’nda yer alan Tuğralarda Estetik konusuna bakılabilir. (Sayı: 33, s.16-24. 1982)

En ünlü tuğranın Kanuni Sultan Süleyman’ın tuğrası olduğu bilgisi var, web  sitenizde. Bunun sebebi nedir?

Bunun başlıca sebebi, batı dünyasında en ünlü Osmanlı padişahının Kanuni Sultan Süleyman olması herhalde. Bilindiği gibi batılılar Kanuni Sultan Süleyman’a Suleiman the Magnificent (Muhteşem Süleyman) diyorlar. İnternette olsun, ilgili kitaplarda olsun en sık karşınıza çıkacak olan tuğra, Kanuni Sultan Süleyman tuğrası. Resimleri ilgili yerlere yayılmış. Amerika’da  İngiltere’de British Museum’da Kanuni Sultan Süleyman tuğrası bulunuyor. Okuyucular Google’da Suleiman the Magnificent tughra veya tugra diyerek aramalar yapabilirler.

Sizin tuğra konusunda çalışmalarınız nelerdir?

Benim en önemli çalışmam, pek çok hat yazısı yanında bilgisayar ortamında tüm Osmanlı padişah tuğralarını vektörel formatta çalışmamdır. Bu format matematiksel bir bilgisayar formatı olup çizimleri bozulmadan istenen devasa boyutlarda bile çalışmaya imkân veriyor. Bu çalışmayı 20 yıl kadar önce, 2 yıl zarfında hobi olarak yaptım. Bu format sayesinde tuğraları aslına sadık olarak tablolar halinde hazırlayabiliyorum. 2002 yılında ise ilk kez çalışmalarımı internette web sitesi olarak yayınlamaya başladım (www. tugra.org). 5 yıl öncesine kadar internet istatistiklerimi takip ediyordum ve 140 farklı ülkeden ziyaret aldığımızı saptadım. Web sitemiz konu ve içerik açısından halen internette tek site sayılır ve Google tuğra aramalarında ilk sayfada, ilk sıralarda çıkıyor. Nedendir bilinmez, daha çok tuğra konusunda arama yapan yabancılardan sitayiş dolu mail’ler alıyorum. Sanırım web sitem 15 yıldır internette önemli bir boşluğu dolduruyor. Yaptığım 35 tablo ile özellikle İstanbul’da çok sayıda sergi açtım ve ziyaretçilere bir sanatın tarihini bir çırpıda görme fırsatı verdim. Meraklılarına tablo sunma fırsatı da buldum. 2010 yılında Harbiye Askeri Müzesi’ne 35 parça tam takım tuğra serisi hediye ettim ve bu tuğralar müzedeki padişah portreleri üzerinde halen devamlı sergileniyor. Elimde mevcut olan tam takım tuğra serisini bir meraklının değerlendirmesini arzu ediyorum. Takdir edersiniz ki 35 tuğrayı bir eve asıp değerlendirmek pek mümkün değil. Maalesef istiflenmiş halde duruyorlar. İlgilenenler benimle irtibata geçebilir. Dediğim gibi 4 yıldır İslam’da geometrik süslemeler (www. islamicpatterns.org) ile de ilgileniyorum. Bu konuya ilgi duyanlarla da haberleşmek isterim. İnstagram’da takipçiler, paylaşımlarıma ulaşabilir: #ercanmensiz. Facebook’tan da bize ulaşabilmeleri mümkün: https://www.facebook.com/ tugra.org.

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş